DOLAR

9,2663$%0.02

EURO

10,7494%-0.07

GRAM ALTIN

527,41%0,21

ÇEYREK ALTIN

8.384,98%-0,46

ONS

1.769,83%0,15

BİTCOİN

580338฿%2.18935

İmsak Vakti a 05:41
Sakarya HAFİF YAĞMUR 15°
  • Adana
  • Adıyaman
  • Afyonkarahisar
  • Ağrı
  • Amasya
  • Ankara
  • Antalya
  • Artvin
  • Aydın
  • Balıkesir
  • Bilecik
  • Bingöl
  • Bitlis
  • Bolu
  • Burdur
  • Bursa
  • Çanakkale
  • Çankırı
  • Çorum
  • Denizli
  • Diyarbakır
  • Edirne
  • Elazığ
  • Erzincan
  • Erzurum
  • Eskişehir
  • Gaziantep
  • Giresun
  • Gümüşhane
  • Hakkâri
  • Hatay
  • Isparta
  • Mersin
  • istanbul
  • izmir
  • Kars
  • Kastamonu
  • Kayseri
  • Kırklareli
  • Kırşehir
  • Kocaeli
  • Konya
  • Kütahya
  • Malatya
  • Manisa
  • Kahramanmaraş
  • Mardin
  • Muğla
  • Muş
  • Nevşehir
  • Niğde
  • Ordu
  • Rize
  • Sakarya
  • Samsun
  • Siirt
  • Sinop
  • Sivas
  • Tekirdağ
  • Tokat
  • Trabzon
  • Tunceli
  • Şanlıurfa
  • Uşak
  • Van
  • Yozgat
  • Zonguldak
  • Aksaray
  • Bayburt
  • Karaman
  • Kırıkkale
  • Batman
  • Şırnak
  • Bartın
  • Ardahan
  • Iğdır
  • Yalova
  • Karabük
  • Kilis
  • Osmaniye
  • Düzce
a
pirajans
pirajans

Türk Ekonomisi’nde kadının gücü

Kadınlar için 8 Mart ne anlama geliyor? Türkiye'de kadın olmanın ne anlama geldiğini ve kadınların ekonomideki önemini girişimci, üreten ve emekçi bir kadın gözüyle, Ece Şen sizin için kaleme aldı...

1857 yılında ABD’de grev yapan tekstil işçisi 120 kadının haklarını alabilmek uğruna can vermesi ile tüm dünyada yankı bulan kadın mücadelesi , ülkemizde 1921 yılında ‘’emekçi kadınlar günü ‘’ adıyla 8 Mart’ta kutlanmaya başladı. O tarihten bu yana da kadınların hayatımızdaki , dünyadaki önemi vurgulanarak kutlanmaya devam edilmektedir.

Son yıllarda özellikle cinsiyet ayrımcılığına son vermek üzerine vurgu yapılıyor , kadınların eşitsizliğe maruz kaldığı uygulamalarla mücadele ediliyor. Kadının toplumdaki yerini erkeklere oranla daha eşit daha yaşanılabilir kılmak adına çeşitli yollarla mücadelemiz devam ediyor. Ancak gelin görün ki bunca mücadeleye , farkındalığa , isyana rağmen dünyada ve ülkemizde kadınlar eşitsizliğe maruz kalmaya devam ediyor. Ülkemizin kanayan yarası kadın cinayetleri dur durak bilmeden devam ediyor. Bir yandan cinayete kurban giden , bir meta gibi görülüp üzerinde sahiplik kurulmak istenen TÜRK KADINI tüm bu haksızlıklara rağmen toplumda kendisine dayatılan yere karşı çıkıyor , hakkını arıyor ve çok da güzel işler başarmaya devam ediyor. 

Öncelikle tüm dünya kadınlarından önce Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı getiren MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’e şükran borcumuzu belirtmek ve unutanlara hatırlatmak isterim ki onun da belirttiği gibi ‘’Ey kahraman TÜRK KADINI! Sen, yerde sürünmeye değil , omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın’’ bu söz bizim için kadına verilmesi gereken değerin en temel söylemidir. 

ATATÜRK’ün göklere yükselmeye layık gördüğü Türk Kadını bugün, hastanede doktor , hemşire , okulda öğretmen , iş hayatında çok önemli başarılara imza atan cesur bir girişimci , askeri alanda adını duyurmuş başarılı bir komutan , evinde geleceği inşa eden, çocuklarını yani yarının gençliğini yetiştiren şefkatli bir anne,  bir toplum mühendisidir. Bizi var olduğumuz yerden etmeye çalışanlar bilmelidir ki kadın toplumun aynasıdır. Kadın mutluysa , güvendeyse yarınımız güvende toplumumuz mutludur. 

KADINLARIN İŞ HAYATINDAKİ YERİ

Mahalle baskısı , erkek egemen dünya düzeni , zorlu iş hayatı kuralları topyekün kadının var olduğu yeri sarsmaya; kadını engellemeye çalışsa da bugün Türk kadınının iş gücüne katılma oranı %34,4 olarak kayda alınmıştır. Askeri alandan spor alanına , sanattan , iş hayatına geçmiş yıllarımız Türk kadınının başarıları ile doludur. Bu başarılar geleceğe umutla bakmamıza sebebiyet vermekte ve Türk kadınına cesaret aşılamaktadır.

Kadını korunmaya muhtaç bulan zihniyet bilmelidir ki , Mili Savunma Bakanlığı verilerine göre toplamda 39.449 subayın görev yaptığı Türk Ordusu’nda 1343 kadın subay görev almaktadır ve daha pek çok rütbe ile kadınlarımız orduda ‘’biz buradayız’’ demeye devam etmektedir. Sayı gün geçtikçe artmaktadır.

  Spor alanında önemli başarılara imza atanlar arasında 2020 Pentatlon şampiyonu yine bir Türk kadınıydı. Kadınlar tüm engellere rağmen başarıdan başarıya koşmaya devam ederken bu güzel örneklerin listesini artırabiliriz.

Gönül ister ki başarılarını sıraladığımız türk kadını aile içi şiddetle mücadele ederken , vahşice katledilirken sessiz kalmayıp bir an önce ivedilikle kadınlarımızı koruyan yasalar yürürlüğe girsin. Kadınlarımız  daha güzel işler başarabilsin, korkmadan sokakta yürüyebilsin. Kendisini eşinin sahibi gibi gören eli kanlı koca teröründen başını kaldırıp geleceğe güvenle bakabilsin. 

120 kadın işçinin ölümüyle başlayan  8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nü kutlama kelimesi ile bağdaştıramıyorum. Münevver’in , Özgecan’ın , Şehit öğretmen Aybüke Yalçın’ın, Ceren Damar’ın ,Emine Bulut’un , Aleyna Çakır ve Şule Çet’in ölmesine sebep olanların yaşayabildiği bu ülkede , kadınlarımızın cinsiyet ayrımına maruz kalmadığı , öldürülmediği , yakılmadığı , darp edilmediği zaman gerçek bir zafer kutlaması yapmayı temenni ediyorum. 

Bu yazıyı hayatla mücadele  eden tüm emekçi kadınlarımıza , aramızdan koparılıp alınan kadınlarımıza ithaf ediyorum. İyi ki varız , var olmaya , gülmeye , yerimizi korumaya devam edeceğiz! 

pirajans
1 0 0 0 0 0
pirajans
YORUMLAR

s

En az 10 karakter gerekli

Gönderdiğiniz yorum moderasyon ekibi tarafından incelendikten sonra yayınlanacaktır.

Tüm Yorumlar (1)
  • Şeyda
    7 ay önce
    0 0

    ‘Kendisini eşinin sahibi gibi gören eli kanlı koca’ teröründen arınmış, kadınlarımızın öldürülmediği , yakılmadığı , darp edilmediği nice 8 martlara🙏🏻 Kaleminize sağlık Ece hanım ❤️🌺

Sıradaki haber:

İnegöl mobilya sanayisinde kadınlar üretime güç katıyor

r

HIZLI YORUM YAP

1 0 0 0 0 0

r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.